SON DAKİKA

Bir Zamanların Vilayeti Doğubayazıt

19 Şubat, 2026 06:41 Güncelleme: 19 Şubat, 2026 06:41

Osmanlı’nın son dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında Bayezid Sancağı olarak bölgenin idari, askeri ve ticari kalbi olan Doğubayazıt, 1927 yılında radikal bir kararla sarsıldı. 

Stratejik ve coğrafi nedenlerle vilayet merkezi o zamanki adıyla Karaköse’ye (bugünkü Ağrı) taşındı. Bu değişim, Doğubayazıt için sadece bir tabela değişikliği değil, aynı zamanda devlet yatırımları ve bürokratik güç açısından bir "gerileme" dönemi olarak tarihe geçti. 

Doğubayazıt Bugün Neyi Temsil Ediyor?

    Peki, Doğubayazıt bugün neden yeniden "il" statüsünü tartışmaya açıyor? İşte kentin masadaki güçlü kozları:

Jeopolitik Konum: Gürbulak Gümrük Kapısı ile Türkiye’nin İran ve Orta Asya ticaretinin ana damarı.

Demografik Güç: İlçe nüfusu, Türkiye’deki birçok il merkezinden daha kalabalık ve dinamik.

Turizm Potansiyeli: Ağrı Dağı’nın eteklerinde, İshak Paşa Sarayı gibi bir dünya mirasına ev sahipliği yapmasıyla başlı başına bir çekim merkezi.

Kültürel Derinlik: Bölgenin entelektüel ve tarihi belleği konumunda olması. 

Hak Ediyor mu, İhtiyaç mı?

Vatandaşlar; Doğubayazıt'ın yeniden il olması, sadece bir "nostalji" ya da "itibar" meselesi değil. halkımıza göre bu bir hizmet gerekliliği. "Biz sadece geçmişteki statümüzü değil, modern dünyada hakkımız olan yatırımı istiyoruz. Gürbulak gibi devasa bir kapıya sahip olan, Ağrı Dağı gibi bir markayı sırtında taşıyan bir yerin ilçe protokolüyle yönetilmesi, potansiyelimizin önündeki en büyük engel.” dediler.

Bir Statüden Daha Fazlası 

Hatırlattığımız bu tarihsel gerçeklik, Doğubayazıt için kapanmamış bir defter. Kentin ekonomik hacmi ve stratejik önemi göz önüne alındığında, "il" olma talebi sadece duygusal bir beklenti değil; bölgenin kalkınma hamlesi için rasyonel bir adım gibi görünüyor.

Tarih 1927’yi yazmıştı, ancak gelecek Doğubayazıt için yeni bir "vilayet" sayfası açabilir mi? Bu sorunun cevabı Ankara’nın koridorlarında ve  halkımızın kararlı sesinde gizli.